19 Temmuz 2014 Cumartesi

Temmuz Deliliği

Bir tanışıklığa sığdırmak seni.
Ses edilen bir cümle içine yerleştirmek gibi bir şey; çok zaman sonra.
Baş harflerinden veyahut beşinci harflerden çıkacak gibi adın, onlarca kurulan cümleler ardında...
Öyle sakin, öyle içten..

Sessizlikte olur, kabulümdür.
Koklamadan belki geçer zaman.
Görmek dediğin pek mühim değil zaten.
Tatlarda saklı kalır terin.
Hissizlik acıdır ama ruhuma,uykuma,canıma...
Dokunmadan duramam ben, bir sana ama...


3 Temmuz 2014 Perşembe

.

Saçlarımda yine elleri.. Kirpiği saklı durur hala midye içinden çıkan incinin yanında, güzelce minikcik bir kutuda..
Güneşin batışını engelliyor bedenimden onlarca metre yüksek betonlar... Bir ben küçük kaldım bu şehirde, büyüyemedim.. Ağaç aksırttı,güneş eritti,yaprak düşürdü, kar yuttu beni.. Kaçamadım,büyüyemedim. Kasvet sardı bazen,bazen aşk.. "Çoklar" arasında kayboldum. Hala aynı şehirde devam ediyorum küçülerek nefes almaya.

5475

" Çok güzel yalanlar söyleyebilirim sana.Hepsi de fiyakalı olur" evet. 
Yalanlarımın olduğunu benden başka kimsenin bilmediği bir dünya yarattım kendime... Bi kendime ama.. Bin kelime,yüz bakışla..
Aldattım da.. Bi kendimi ama..
Sabit kalamadım hiç. Sabit bir rengim de olamadı. İki oldum hep,bazen üç.. Her adama, her kadına göre farklılaştı renklerim.. Denesem bile ya kırmızı geldi yanıma ya da sarı. Kalamadım hiç bir başıma.. 
Korkularım var benim. Börtü böcek,yarasa,karanlık gibi şeylerden ayrı.. Dokuz saatine üçyüzkırk biralık para harcadığım diplomalı kadının bile bilmediği korkular... Ölümden de ayrı.. 
Mızıka özlemindeyim. Akşamı gecesine uymayan saçma şehirde.. Özlemlerim oldukça öğreneceğim kalabilmeyi. Gitme - kalma meselesi beynime hep zararlı.