4 Ağustos 2016 Perşembe

Cep Notları

Bütün mevsimlerimin beden bulmuş halindeyken adam..

"Yaz gibi sıcak. Kış gibi tek. Bahar gibi taze. Güz gibi güzel. 
Nefesiyle nefes aldım, sakladım. Saçını sevdim, öptüm. Bir el anca bu kadar güzel sevebilir ya da bir göz anca bu kadar derin görebilir ve işaretler ancak bu kadar yerini bulabilir."

Bütün maskelerini çıkarmışken adam...

"Ağlasan geçecek günler vardır ya, bi dünya kötülüğe  karşın bağıra bağıra ağlayamadığın. Durur karşında öylece bakar sana, inadına. Sen unutmak için çabaladığında ağız dolusu küfürlerle oturur yanında. Ruh halini anlasan çözüme başlayacaksındır, lakin kendi yüzünü kaybetmişken başka yüzleri nasıl seveceksin? 
Hergün lanet edeceğim rüyalar görüyorum. Titreyerek uyuyorum ve mutsuz uyanıyorum. Haziran ikibinonaltının yirmisinde, kimi, neyi, neden sevdiğim belli degil."

Bütün boş vermişliğiyle kadın....

"Nasıl uyuyorsun diyorsun ya uyuyamıyorum. Uyumam gerekiyor uyuyamıyorum. Seni kendimden özgür bıraktım. Kendimi de senden. Beni anladığın an sende kendini senden özgür bırakacaksın. Aklıma geliyorsun evet özlüyorum evet, lakin sen ve benim olmayacağımız duygusu gitmiyor. Gitmeyecek olmayacak da. Eğer gücün varsa son bi kez sakince ikimizde ruhlarımızı özgür bırakalım. Uyuyalım uyanalım ve özgür olalım.. "


"yaşam" ve "hayatta kalmak" arasındaki farkı daha iyi anlıyorsun sen şimdi(!). Oysa ben bütün kirini yüklemişken canıma, sen hiç savaşmamıştın aynanla.

https://youtu.be/fbamSAUT3q4

28 Nisan 2016 Perşembe

0.26 Nisan 27

Pencere önümden geçen arabalar cam titretir benim huzurumda. Huzurumda bir köpek, bir kedi, bir balık, üç çiçek beslerim ben her sabah dokuz buçukta. 
Dolabımdan  kan  aktı dün gece senin sarhoş benim ayık zamanımda. Ben öldüm sen doğdun o anda. Titredi köpeğim bedenimle, kanın bulaştı çarşafıma, ruhuma. 
Kış bitimi yağmurlar camlarıma damlıyor. Uyku vaktime kaç bira var yine meçhul. Bekliyorum, çekmedim sürgüyü kapı arkasına. Tek bir tırnağımı kestirdim ağzıma, kemiriyorum bütün korkularımla.

23 Mart 2016 Çarşamba

Günaydın yazı, günaydın ben.
Ensemin uyuşukluğu bedenimi ele geçirmeye başlıyor. Her gün aynı saatte aynı şarkılar hala çalıyor radyoda. Ellerimle duvarını boyadığım odada bir adam uyuyor, her şeyden farklı. Ayaklarım yorgun yüksek topuktan, kedim gece delirmesinde karanlığa bulaşıyor tüyleriyle uyumlu, kara. Kış az uğradı şehre bu yıl, bombaların yangınlarında ısınmaktan kar yağmadı şehre. Böylesini istememiştim oysa ki…
Her an yok olmaya hazırlıyorum (z) ruhumu. Hangi canlıda var olacağımı düşünmekten deliriyor yine beynim.. Ağaçlar seçiyorum şehrin en sevdiğim sokaklarında. Ağaçlar da ölür mü bombalarla?
Bir ben kalacakmışım korkusuyla yaşamaya çalışıyorum lanet Mart’ı.
Huzur biriktirdim koynumda, sarılıp uyuyorum iki haftadır. Nefes alışlarımızı denkleştiyorum (z) çaktırmadan. Ölürsek eğer aynı nefesle devam edeceğiz büyümeye..
Peki ya Elvis olmasaydı kim söyleyecekti aşk şarkılarımı?

İyi geceler yazı, iyi geceler ben ve iyi geceler kedi.